20.07.2014

........

Beni kırıp dökmenden daha kötüsü ne biliyor musun ?
Kalp kırıklıklarımla baş başa bırakıp gitmen ....


18.07.2014

.....

Elimden bir şey gelmiyor ki.... Kuru bir üzüntü.  İçimi yakan ateş..Yüreğime oturan acı...
Korkuyu gözlerinde misafir eden minicik kalpler...
Kendinden önce  yavrularını düşünen kadınlar...
Bu zulmü reva gören  insanlıktan nasibini almamış mahluklar...
Sessiz sedasız izleyen , izlemekle zulme ortak olanlar...
Kendi çıkarları ve şahsi husumetleri nedeniyle, yüklenmeleri gereken  rolün farkında olmayanlar...
Ve ben...
Elimden bir şey gelmiyor ki..
Ya Kahhar diyebiliyorum sadece...
Allahım zalimleri ıslah et, ıslah olmayanları kahret....
Bu tarih daha ne kadar dayanabilir bunca zulme...


14.07.2014

.......

Dinleri, düşünce sistemlerini, ideolojileri inceleyin. Büyük bir kısmının temel amacı, toplumun huzurunu, bireyin mutluluğunu sağlamaktır. Ama zamanla  yetersiz kalırlar, olumsuz netice verirler. Yerine yenisi gelir ya da  aranır.
Sebebi ise teoride mükemmel olmalarına karşılık, tabi olanların uygulamada sergiledikleri aksaklıklardır. Çoğu zaman bu ayrıntıyı gözden kaçırıyoruz...

12.07.2014

TAM OLUYORDU, BENİ Bİ GÜLME TUTTU...


Aslında nirvanaya ulaşmıştım ben.. Yani en azından öyle olduğunu düşünüyordum. Kısa bir an hissettim diyelim..
Aman efendim bir pozitiflik vardı, bir enerji vardı ki değmeyin keyfime. Kim ne derse desin üzülmüyor, kırılmıyor, incinmiyordum. Tokat vurana öteki yanağımı çeviresim vardı, aman  sağa vurdun da solun ne eksiğini gördün, onun da canı var der gibiydim.. İstediğim gibi olmasın varsın her şey, böylesi de pek fena durmadı , içinden güzel olanı alayım  misali...
Bir söz okumuştum da çok mantıklı gelmişti. Mealen " geçmişiniz dikiz aynanızdır, ara sıra bakın ama takılı kalmayın, zira önünüzü göremezsiniz " gibi bir cümle... Ben bir gaza geldim ki sormayın.. Geçmiş dediğin olmuş bitmiş, önündeki maçlara bak telve dedim kendi kendime...Yedek oyuncuları soktum maça, denenmemiş taktikler verdim her birine..Tam maçı alıyordum ki, hakeme para mı yediren olmuş ne..İş penaltılara kaldı..Önce tek dersten kaldığım bütünleme  sınavının sonucu yüz kızartıcı geldi.. İtiraz ettim. Ofsayt var, attığınız gol kabul edilebilemez dedim. O ne berbat bi kelime diyenler olsa da, laf kalabalığına gerek yok diye hışımla bir itiraz daha ...Gözleri korktu tabi,  geçtim dersten.. 15 oldu mu sana 75... Kalsam zaten küsüp okulu bırakacaktım...
Konuyu nasıl da dağıtmışım.. Blogtan uzak kalmak  tam anlamıyla benim seçimim değildi aslında. Yine orda burda çok gezdim.. Bazen fikri olarak başka yerlerdeydim, bazen fiziki. Evime döndüm nihayet dün akşam.. Bu sürede ne yaptın diye sormayın, ben de bilmiyorum işte.. Sorun da o.. Ortaya çıkan bişey yok,  hiç bir şey yapmadım ama boş da durmadım...
Bu sürede şunu öğrendim. Nirvana dediğim serapmış aslında. Kendimde arazlar çokmuş düzeltilmesi gereken... Ben de yanlış yapmışım insanlara, ben de kırmışım, ihmal etmişim. Kendimi çok kandırmışım. İyi bir kriz masası oluşturamamışım.
Kendimi çok da yerlere vurmayayım, Pe Hito kızmasın :)
Sanırım takip ettiklerimi tek tek ele alıp okumam , yüreğimi, beynimi... doldurmam lazım..  İhmal ettiğim, ötelediğim ne varsa bitirip, nirvanaya doğru tekrar yola çıkmam lazım :))

Not: Elbette bu dediklerim şahsi planda olanlar..Ülkemin, dünyanın, Ortadoğunun hali içler acısı...gelecek beni çok korkutuyor..İnsanlığın çığrından çıkmış bu hali, nasıl bir felakete gebe bilmiyorum. Endişeyle bekliyorum :(


23.06.2014

....VE PERDEEE....




Aslında çok geç kalmış bir mim. 
Sevgili Pe Hito 30 yaşına gelirken , geldiğimizde. neler hissettiğimizi yazmamızı istemiş. Bu çok zorladı beni itiraf etmeliyim.
Sonra dedim ki kendi kendime. Boşver 30 u.. Hatta 40 ı ... En güzel yaşlar kadın için de erkek için de 45-55 arası..
Herşeyden önemlisi; olan olmuş artık. Hedef tutturulmuş ya da teğet geçilmiş hatta paslanmış. Artık iş  elde ne varsa, kaldıysa, onunla yetinmeye kalmış. Evlenilmiş, boşanılmış ya da bekar kalınmış. Çocuk olmuş. Olmamış ya da büyüyüp yuvadan uçmuş. Neyi değiştirebiliriz ki ?
Yaş ilerledikçe  en azından kendimde şunu farkettim. Abesle iştigalmiş , hayatı ya da insanları çözmeye çalışmak.... Sadece yaşamak lazımmış.  Bir oyuncu gibi tıpkı.. Olay değişti, sahne değişti, rol arkadaşlarım değişti deyip yeniliğe açmak ruhu ve duyguları...  Yeni sahneyi en güzel şekilde oynamak lazımmış...
Kimler için ne acılar çekilmiş, ne hayaller kurulmuş... Şu an hiçbirinin esamesi okunmuyorsa, geride kalan sadece "ben" sem eğer, en azından bundan sonra hiç birşey ve hiç kimse için vakit kaybına tahammül olmamalı.. Benim bunca yaşanmışlığın ardından anladığım tek şey bu... Başkaları için elbette yapacaklarım var daha, sorumluluklarım var. Ama hiç kimse benden önce ve benden öte değil..