6.04.2017

YİNE YENİDEN ANTAKYA... / 1

"Coğrafya kaderdir" derken ne kadar haklıymış İbn-i Haldun. Tek etmen değil belki, ama temel alınacak kadar önemli. Hatay'a bu gidişimde daha iyi anladım . İnsan , doğduğu, büyüdüğü toprağın mahsulü oluyor bir nev'i . Bereketli topraklarda yetişen  bitki nasıl  serpilip gelişiyorsa,  dal budak salıyorsa, birçok medeniyetin izlerini taşıyan topraklarda yetişen insanın hoşgörüsü, dünyaya bakış açısı da  o kadar  geniş oluyor. Tabi bu demek değildir ki, bir ülkenin aydınları oralardan çıkıyor. Ama şu da bir gerçek , mayayı  taşıyorlar  kafa yapılarında.. 
Hatay bir çok medeniyetin beşiği.. Hem geçmişte, hem de günümüzde Hristiyanlığın, İslamın, Yahudiliğin mensuplarının  ve  sünnisinden alevisine, kürdünden türküne, halkın iç içe yaşadığı kültürel zenginliği bol bir şehir. Sohbet ettiğimiz bir esnaf demişti ki "biz burada sen sünni misin, alevi misin diye sormayız. Çünkü böyle bir soru bize göre ayıptır, ayrımcılıktır.  İnsana insan olarak bakar ve değer veririz." 
Sanırım, kaç kere gidersem gideyim, aynı şekilde büyüleneceğim. Ve keşfetmem gerekenler bitmeyecek. 
Hatay'ın sadece sokaklarında dolaşmak  bile büyük keyif. 
Binden fazla fotoğraf çekmişim 3 günde .
Kitap yazacak kadar çok şey var  zihnimde.  Lakin, bilirsiniz ki ben uzun yazmaktan sıkılırım. Ayrıca amacım bilgilendirmekten ziyade merak uyandırmaktır. İnstagramdan takip edenler çoğu fotoğrafları görmüştür, görmeyenler için yayınlayıp, iştah kabartayım.  Gidin, gezin, görün... hoşlanmaz ve memnun kalmazsanız, söyleyin, bir de ben gezdireyim sizi :) 

Görüntünün olası içeriği: gökyüzü, bulut, okyanus, köprü, açık hava, su ve doğa

Asi nehri, Hatay'ı ikiye bölmüş. Sağ taraf eski, sol taraf yeni  yerleşim yeri. Ben tabi ki  eski Hatay'ı daha çok sevdim.

Görüntünün olası içeriği: yürüyen insanlar ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: bitki ve açık hava

Ve işte benim meftun olduğum Hatay sokakları...

Görüntünün olası içeriği: açık hava

Görüntünün olası içeriği: açık hava


  Saint Pierre kilisesi...Hristiyanlığın ilk kilisesi olarak bilinen, mağaradan oluşan kilise... "Hristiyanlık " adının ilk kez burada konduğu rivayet ediliyor...

Görüntünün olası içeriği: gökyüzü ve açık hava


Sarımıye Camii. Avlusuna , minarenin altındaki kapıdan girilen iki camiiden bir tanesiymiş.

Görüntünün olası içeriği: ağaç, bitki, açık hava ve doğa

Görüntünün olası içeriği: iç mekan


Görüntünün olası içeriği: gökyüzü, bitki, ağaç ve açık hava

Türk Katolik Klisesi... Sarımiye camiinin hemen arkasında. Çan ile minarenin aynı karede buluşması..
                                                      

30.03.2017

ATÖLYE KAFASI

Senelerdir gelir giderim İstanbul'a.. Hiçbiri şu son gidişim kadar keyif vermedi desem... düşündüm de yalan söylemiş olurum:)))  Fakat hakkını vermek lazım, güzeldi.
Genelde yalnız gezerim İstanbul'da. İstanbul'u yenmek gibi bir iddiam olmadı hiç, Haydarpaşa'nın merdivenlerinden  bağırmadım  ama keşfetme isteğim hala baki. Bu sefer, insanlık için küçük ama benim için büyük bir keşfe imza attım. Tabi ki Leyla sayesinde.. ( Hani ŞU  yol arkadaşım. )
Önce Ortaköy'de  kahvaltımızı yaptık bir güzel. Sonra ver elini Balat. Sokaklarının güzelliğini hep duymuş , buna rağmen  gitmeyi hiç akıl etmemiştim. Rotamız belli. Ama biz önce sahil boyu mecburi bir yürüyüş yapıyoruz. İyi ki de yapıyoruz, çünkü hava güzel, günlük güneşlik, deniz sakin.Manzara muhteşem.

Görüntünün olası içeriği: ağaç, gökyüzü, bitki, açık hava ve doğa

Görüntünün olası içeriği: okyanus, gökyüzü, açık hava, su ve doğa

Görüntünün olası içeriği: okyanus, gökyüzü, açık hava, su ve doğa

Görüntünün olası içeriği: okyanus, gökyüzü, açık hava, doğa ve su

Görüntünün olası içeriği: ağaç, gökyüzü, bitki, çim, açık hava ve doğa

Görüntünün olası içeriği: ağaç, gökyüzü, açık hava ve doğa

Yeni bir yer görmenin heyecanı olmasa, kilometrelerce yürüyebilirdik. Vakit darlığı da  ayrı problemdi tabi. Sonunda  Leyla'nın  " hadi, hadiiii" çekiştirmelerine  dayanamayıp, fotoğraf çekmeyi bıraktım. Sonra vay efendim Türkiye'de insanların yetenekleri gizli kalıyor.İzin vermiyorsunuz ki yeteneğimizi açığa çıkaralım...
Neyse, karşılıklı söylenerek nihayet  Atölye Kafası'na  geldik. Oh may gat ( İşte bu mikemmel ingilizcemin mimarı 1masalgibi.blogspot.com ) İçeri girer girmez adeta büyülendik.  Rengarenk  her yer,incelemeye,uzun uzun bakmaya ve fotoğrafını çekmeye değer.  En güzel tarafı da samimi bir ortam olması . Çok hoşuma gidince,  geri dönüş yolunda netten araştırdım. Ekşi sözlüğün yalancısıyım, insanlar soba üstünde kestane bile pişirirlermiş burada :) 

Otomatik alternatif metin yok.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, oturuyor ve iç mekan

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Görüntünün olası içeriği: yiyecek

Görüntünün olası içeriği: açık hava


Herkesin kendi dünyasına daldığı, kimsenin kimseyi bakışlarıyla rahatsız etmediği bir yer Atölye Kafası. Her türden insan görmek mümkün. Öğrencisinden ev hanımına,  entelinden  sevdalısına kadar. ( Sobanın önünde bir çift vardı, kalkmak bilmediler.. Çıkın ele ele sokakları dolaşın, denizde martılara ekmek atın di mi ama ) 
En güzel tarafı da  aynı zamanda beğendiğiniz her türlü eşyayı  satın alabiliyor olmanız.İnsan dingin geçen saatlerin hatırası olarak  ufak da olsa bi'şeyler almak ister elbette.

Görüntünün olası içeriği: masa

Anladığım kadarıyla haftanın belli günlerinde çeşitli aktiviteleri de var. Söyleşiler, canlı müzik... gibi.
Bize denk gelmedi, tabi ki şimdilik.  Bir daha,  bir daha  gitmek isterim çünkü .

Otomatik alternatif metin yok.

Görüntünün olası içeriği: oturan insanlar ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: oturan insanlar, masa ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, iç mekan

Otomatik alternatif metin yok.

Görüntünün olası içeriği: iç mekan

Görüntünün olası içeriği: ayakkabılar

Güzel bir gündü. Etrafımıza hayran hayran bakarken kahvelerimizi içtik. 

Görüntünün olası içeriği: kahve, kahve fincanı ve içecek

Çok hayıflandım, şimdiye kadar gelmediğim için.  Sakın ola imkanınız varsa kaçırmayın, mutlaka gidin , o havayı teneffüs edin derim...
Sevgiler...

18.02.2017

ısınma turu...

Kaç kez oturdum şu pc başına da , derleyip toparlayamadım o minnak beynimin içinde dolaşanları.Ekran bana baktı, ben göz göze gelmekten  hicap ettiğimden   kaçırdım gözlerimi.
Bu arada yazmayalı aylar olmuş.Geri dönmek  öyle sandığınız kadar kolay olmuyor işte. Yaşadıkça yazılacaklar birikiyor ama kelimelere dökmek zorlaşıyor. Neyse ki sevgili Emine  mimledi de yazmak için bahanem oldu. İnstagramdan takip  ediyorum paylaşımlarını , yüzümü güldürüyor bu kız benim.
Mimin  , daha doğrusu akımın konusu " reklamlardaki gibi olmayan şeyler"... Tabi hanım kızımız belgelerle gelin bana dediği için, bu konuyu ilerleyen günlere bırakıyorum :) Konu aklımda  ama fotoğraf yok.
Ben iyisi mi Deeptone 'nun mimini cevaplayayım.

1-Sihirli bir değneğin olsa hayatında hangi anı değiştirmek isterdin?
Kırar atardım. Cidden. 
Belki böyle bir soruyu cevaplamak için yanlış bir ruh hali içindeyim.Belki de en doğru zaman, bilmiyorum. Elimde en azından  bildiğim bir hayat var. İyi, kötü, güzel çirkin, doğru ,yanlış her anına vakıf olduğum bir hayat. Bir "an"ını  değiştirirsem  neyle karşılaşacağımı  bilmiyorum ki. Ya değiştirdiğimden daha kötü olursa  ?  Hem bu hayat benim eserim ya. Her anında "ben" varım. Benim acılarım, benim pişmanlıklarım, benim mutluluklarım  var. Hepsinde benden izler var. Onlara nasıl kıyarım . Bir bilinmezle nasıl değiştiririm. Yama gibi durmaz mı ? 

2- Küçükken ,büyüyünce ne olmak isterdin? Şu an mesleğin ne ?
Öğretmenlik hayalimdi.  Edebiyat ya da matematik. Her iki alanı seviyorum. Edebiyat belki biraz ağır basıyor olabilir.  Bir ara doktorluk da araya girdi ama, ben eşit ağırlıktan yana kullandım şansımı. Hukuk okudum.

3- Burçlara inanır mısın? Burcunun özelliklerini taşıyor musun ?
Burçlara inanırım.Ama  gazetelerdeki günlük burçları okumam, inanmam da. İkizlerim. Yükselenim yengeç. Burcumun özelliklerini taşıyorum  sanırım. En azından büyük bölümünü. (Yazdım sildim burada taşıdığım özellikleri. Malum en güzel iki burcu  taşıyan bünye elbette mükemmel insan tipi olacak :) ) Aşırının aşırısı duygusallığım yengeç burcundan . Genelde kindarlık olarak değerlendirilse de , ki ben asla kabul etmiyorum, çok kırıldığımda tamirim mümkün olmuyor. Daha bugün   düşündüğüm için bu ayrıntıyı şeeyettim.
Ben "hep sonradan sonradan" dahil olduğum için bu etkinliklere ve uzun süredir okuyamadığım için blogları, tekrar olmasın diye  isteyen yapsın diyorum  Deep gibi :) 
Kalın sağlıcakla ...