29.09.2016

YİNE BİR MİM, YENİ BİR MİM...

Calimero yememiş içmemiş,yapanlardan benim neyim eksik deyip kendince bir mim yapmış. Önce mimi cevaplayıp, sonra  nerelerde bu telve !  diye soran varsa merakını  gidereyim dedim.

1- Hayal kurmaktan hoşlandığınız bir yer ya da zaman dilimi var mı?
Önce hayal ne demekmiş diye TDK 'ya baktım ki, sapla samanı, at iziyle it izini birbirine karıştırmayayım :) Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, imge, hülya diye açıklamış . Bu durumda ben her an, her yerde hayal kurabiliyorum. Dilim falan yok yani. Misal geçen hafta kalabalık bir caddede yürüyorum. Öyle böyle değil, iğne atsan  yere düşmeyecek . Önümde küçücük bir kız çocuğu ,tahminen  4 yaşlarında. benden bir iki adım önde yürüyen  bayanlardan birine ait zannetmiş, çok dikkatsizler diye de hayıflanmıştım. Ama onlar yan sokağa sapıp giderken, çocuk koşarak daha da öndeki bir çifte yaklaştı. Adımlarımı hızlandırdım. Çiftin yanına gelince, bu çocuk sizin mi dedim, evet dediler. Lütfen elinden tutun, çok kalabalık burası , geride kalıyor. Biri kolundan tutup götürse ruhunuz duymayacak dedim. Hay demez olaydım. Annesi " nerede bizde o şans "diye cevap verdi. İşte o an hayal gücüm devreye girdi.Kadının saçlarından tutup...... neyse, şiddete karşıyım ben. Hayal deyince insanın aklına her zaman pembe panjurlu, küçümencik bahçeli bir ev gelmiyor demek ki...

2-En çok nelerin hayalini kurarsınız? 
Güzel, yaşanılası, imrenilesi bir ülke haline gelişimizin hayalini kurarım. İlkokula başlayan çocukların Japonya'da olduğu gibi en az ilk bir sene hiç ders yapmadıkları, sadece onurlu, çalışkan, dürüst, sorumluluk kazanabilecekleri, insani değerlerin yüklemesinin yapıldığı bir eğitim sistemimiz olsa mesela. Ezbercilikten uzak, yeteneklerin ortaya çıktığı ve bu doğrultuda meslek seçimlerinin yapıldığı,  "three idiots" filminde verilmek istenen  bir eğitim.. Sonra insanlar severek,keyif alarak yapsalar işlerini. Maaşlar ( emekli maaşları da dahil ) insanca yaşamak için yeterli düzeyde olsa... Adam kayırma, rüşvet verme, onu bunu zengin etme gibi terimler lügatimizde hiç olmasa.. Devletin tesisleri olsa ve  herkes senede  en az bir hafta bu tesislerde bedava kalsa, dinlense, terapi görse... işte bunun gibi şeyler. 
Kendi adıma tüm hayallerim yeni yerler görmek ve bol bol fotoğraf çekmekten ibaret. Bu konuda kararlıyım. Bakalım ne kadarı gerçekleşecek, zamanla göreceğiz. 

3-Şimdiye kadar çok hayalinizi gerçekleştirdiniz mi ? 
İyi de ben düşünür ve akabinde uygulamaya geçerim hemen. Sanırım  olur mu olmaz mı diye iyi tartıyorum. Olmayacak işlerin peşine düşmüyorum pek. Hımmm bu cümleler hoşuma gitmedi , ama silmiyeceğim.  Soruyu tekrar okudum, müzik aleti çalmak isterdim,  istek ve hayal olarak kalacak . Bir de  2. soruda verdiğim cevapta olduğu gibi gezmek ve  fotoğraf çekmekten başka hayalim yok sanırım. Öyle dişe dokunur, peşine düşülür hayal kurmuyor muyum ne ? Bu durumda ne evet ne de hayır diyorum.  Önce bir hayli hayal kurup, sonra  gerçekleştirme  oranını yazayım ben. Siz bir kaç yıl sonra bu yazıyı tekrar okuyun, bakalım güncelleme yapılmış mı :)))

4- Henüz gerçekleşmemiş ama illa da gerçekleşecek dediğiniz hayaliniz var mı ? Anlatabilir misiniz?
Balık kavağa çıkacak mı bilmem  ama milletçe feraha , huzura kavuşacağız. 

Güzel bir mim  olmuş Calimero.Teşekkür ederim .Daha keyifli cevaplar vermek isterdim ama bu aralar  acı gerçekler yüzüme yüzüme vuruyor :)
"adım telve,  beğensen de beğenmesen de cevaplarım böyle ..." 
Geç cevapladığım için, mimlenmeyen kalmamıştır  diye düşünüyorum. Her ihtimale karşı bir önceki yazımda yorum yapanları mimliyorum :)) 
Kolay gelsin hepinize.


23.09.2016

BAŞLIKSIZ !!!

Hadi bismillah deyip başlıyorum... çünkü nasıl ve nereden giriş yapacağıma karar veremedim. Efenim, çok endişeliyim, umutsuzum , karamsarım. Sanırım  hayatımın çok nadir dönemlerinde bu kadar pesimist olmuşumdur.  Buradan savcılarımıza suç duyurunda bulunmak isterdim , lakin   kusura bakmasınlar  onların şahsi kaygıları ve dertleri başlarından aşmış.  İyisi mi ben sosyologları göreve çağırayım. Bu toplum  hangi ara bu hale gelmiş bi' zahmet araştırsınlar.  " Nerde o eski bayramlar" ın başını çektiği geçmişe özlem değil bu. Eski komşuluklar, arkadaşlıklar falan filan demeyeceğim.  Son dönem, yani malum " kalkışma" sonrası tüylerimi diken diken eden görüşler, görüşsüzlükler   kanımı dondurdu resmen. Size uzun uzun açıklama yapmak isterdim , lakin utanmadan sıkılmadan, açık yüreklilikle söylüyorum, "korkuyorum !!!!"  Hukuksuzluktan oluşmuş yargılama  örneklerini gördükçe , korkuyor ve bi' akıllı sen misin, sus diyorum kendi kendime.Ama geç gelen adalet, adalet değildir . 
Facete yok efendim acımayın, iyi insandır , ondan zarar gelmez demeyin,  darbecileri ifşa edin, ihbar edin diyenler, gözünüz aydın. Şimdi insanlar şahsi husumet beslediklerini , şirketler de rakiplerini cemaatçi, örgüt üyesi diye şikayet ediyorlar. George  Orwell'ın 1984 romanını okutmalı zorunlu olarak,  böyle düşünenlere...
Bir de tahmini  örgüt üyesi olduğu düşünülenlerin ! malları devletin, karısı kızı bizim olsun  diyen abazalar ! var ki midemi bulandırıyorlar. Bu kadar mı çıktınız insanlıktan ? ne desem meramımı anlatamıyacağım. İlahi adalet mi demek lazım bilemedim şimdi.
Ama zaten bunları siz de biliyorsunuz. Her gün hangi kanalı açsanız  "kalkışma gecesine ait işte o görüntüler  " diye hala gözümüzün içine sokuyorlar. Arkadaş ne kalkışmaymış. Bu kadar mı aciz bizim devletimiz de hala kökünü kurutamadık şu darbecilerin? 
Aslında yazmak istediğim çok şey var da.. artık geçmişi bırakıp, geleceğe bakmak lazım diyorum. Ekonomi uzmanlarını iyi takip etmeli bu sıralar. En çok zararı oradan göreceğiz. İşsizlik tavan yapacak, çünkü onlarca firma iflasın eşiğinde ya da kayyum elinde. Bu sayı yüzlere, binlere  çıktı çıkacak.  
Bak ya, ben bi filmden bahsetmek için oturmuştum bilgisayar başına oysa, hep Levent yüzünden aklım karıştı :))  Neyse, en kısa zamanda yazmalıyım, duygularım ve düşüncelerim henüz tazeyken....
Bırakın dünya görüşünü, dış görünüşü,
İnsan olandan zarar gelmez.
Lakin,
İnsan olmak her ademoğluna  nasip olmaz !!!