2.11.2013

LAF Ü GÜZAF .......4



İnsan hayatını ya da bir insanın niteliklerini, kendine has değerleri bir tablo gibi düşünün..
Ama domino taşlarından oluşturulmuş bir tablo...
     İşte hayatımıza dahil olan her insan bize yakınlığı, verdiği değer ya da kendi donanımı ölçüsünde bu domino taşlarından birini ya da bir kaçını devirerek , bizim tamamlanmamıza katkıda bulunur..Ancak bunun karşılığında bedel ödememiz de mümkün.. İhtiyari ya da mecburi ayrılıklar gibi... Ya da her canımızın acıması neticesinde tecrübelerimizin artması gibi... 
      Bazıları da hayatımıza girer, bir başkasının yaptığını bozarak gider.. İnsanlara olan güvenimizin sarsılması , hayallerimizin yıkılması, umutlarımızın kırılması gibi..Hayatımıza giren her insan bize güzellik katmaz çünkü...
Kimi insan çok şanslıdır.. İyi bir aile, bilinçli  ebeveyn sayesinde devrilen ilk taş, tüm güzelliği yavaş yavaş ve zamanı geldiğinde ortaya çıkarır.. Ya da bunu insanın ruh ikizi , eşi, dostum dediği kişi  veya mürşidi yapar ... ( Buradaki mürşid  doğru yolu gösteren, eğiten anlamında kullanılmıştır..) 
      En kötüsü ise, içinde sakladığı güzellikleri ortaya çıkarma imkanı bulamadan, kendini tamamlayamadan hatta tanıyamadan  hayatın sonuna gelmektir..
       Peki donanım  insanın içindeyse, kendisi dışa vuramaz mı ? Mutlaka birilerine mi ihtiyaç vardır ? 
    Elbetteki hayır. Ancak bunu yapabilmek için insanın kendini aşmış olması gerekir. Ne geçmişle kapanmamış bir hesap, ne insani zaaflar, ne de törpülenmesi gereken necis duygular....Bunların olmadığı insanlar da  büyük olasılıkla ya peygamberdir ya da evliyalar :))


4 yorum:

  1. Bu konuyu çok sevdim telveciğim. Herbirirmizin hayatına güzellikler katan, güzel dokunuşlara sahip, güzel insanlar diliyorum...

    YanıtlaSil
  2. Üstün Dökmen şöyle der; deyip harika bir yorum planlamıştım. Telefonum çaldı yazıyı üç kere daha okudum ama hala ne dediğini ve ne yazacağını hatırlamıyorum.
    ;)

    YanıtlaSil
  3. Merak ettim şimdi Pe Hito :)

    YanıtlaSil