4.07.2013

BOZCAADA...

Nihayet tatilimizin ilk günü..Her türlü aksiliğe rağmen :)
Bir kaç senedir, bir yere gidip çakılı kalmaktansa,  farklı yerlere gidip görmeyi adet edindik ki, benim, bizim daha çok hoşumuza gidiyor böylesi..
Bu sene Çanakkale Bozcaada  başlangıç noktalı tatilimiz Safranbolu'da nihayetlenecek, tabi bir aksilik  olmazsa..





Navigasyonu,   Bozcaadaya geçmek için Gedikli' ye ayarlarken " en kısa" yolu tercih etmemizden mütevellit , yukarıda gördüğünüz gibi dağlar bayırlar aşmak zorunda kaldık. Tabi geri de dönemedik. Ama yolun bozukluğuna rağmen gayet de güzel oldu. Manzaralar müthişti..



Havada müthiş bir is kokusu ve itina ile dizilmiş odun yığınları... Kenarda  üst üste  duran  çuvallar.. Mangal kömürü,  sanırım buralarda en yaygın geçim kaynaklarından . Yol boyunca o kadar çok rastladım ki bu manzaraya,   odunların yakılarak üzeri toprakla örtülmüş  halini de çekmediğime pişmanım...




Feribottan inmeden önce , adanın karşıdan görüntüleri...
Yolculuk esnasında yanımıza oturan, adalı bir bayanla sohbet ettik. Adanın kış nüfusu sadece 2.000  miş. Tabi yaz aylarında bu rakam oldukça kabarıyor. Buna rağmen oldukça sakin. Sükunet, insanların yüzüne, tavrına da sirayet etmiş.



 




Sokakları daracık ama oldukça yeşil. Her evin önünde saksılar dolusu çiçek var. Bu da  zaten sevimli olan sokaklara ve evlere, ayrı bir güzellik katıyor. 


Kilise... Zannediyorum, adada Rumların sayısı oldukça fazla..


Kıskandım, azıcık yana  kay da ben de oturup dinleneyim dedim ama ı ıhh, yüz vermedi :))


Bu arada, yerleşim yeri içinde kargaların, dışında da baykuşların ve kirpilerin oldukça fazla sayıda olduğunu öğrendim. Ancak sebebini bilene rastlamadım. :) Bu nedenle , karga sesi eksik olmuyor  hiç. Baykuşlar,  bilinenin aksine bereket timsali sayılıyor adada..Hatta baykuşla ilgili bir çok küpe, kolye bulmak da mümkün..





Ben bu kedinin önünden geçtim. Garibimin hayatı karacaktır  büyük ihtimalle :))





Bütün evler muhteşem.. 



Bildiğimiz su kabaklarını dantel gibi ince ince oyup, lamba yapmışlar.. Görüntü büyüleyici...


Kadınları çok çilekeş göstermiş bu  bez bebeler ama olsun, hoşuma gitti..



Hepsi el emeği incik boncuk  var tezgahlarda... Çok fazla  alıcısı yoktu ama sanırım hafta içi olmasının etkisi..
  
Aslında görüntüdeki halinden daha güzel.. Oturup kahve içtim keyifle :)


Ada içerisinde dolaşan araç sayısı oldukça az. Genelde 17 yerine 34 plaka çoğunlukta ama onlar da hep park halinde. Ada içerisinde motosiklet kullanılıyor  , hatta kiralanabiliyor da.. Garsona sorduğumda, zaten merkezden adanın diğer ucu 7 km., bu nedenle motor daha çok kullanılıyor dedi..
Adada misafirler için bol sayıda butik oteller var. Hepsi de oldukça yeni ve tertemiz. Sanki dün açılışı yapılmış ta, bugün misafir ediliyorsunuz gibi. Otellerin bahçesi yeşil , çiçekli. Kahvaltıyı bahçede yapıyorsunuz. Öğle ve akşam yemeği için bol sayıda restoran var. Deniz ürünleri  oldukça  bol ama biz malum, Egeli olarak, zeytinyağlı yemekleri tercih ettik. Fiyatlar  abartılı değil bana göre. İki kişi 27 tl. bir akşam yemeği..

Otelin bahçesi...


Kalenin gece görünüşü... 
  
Veeee her ne kadar düzgün çekemesem de, köpeksiz olmaz :) 



Akşam olunca sahilde yürümek keyifliydi.. Oldukça da kalabalıktı..Ama iyi geldi bu ada.. Adanın yeşilliği, güzelliği, sakinliği... İnsan kendisiyle başbaşa kalmak istiyorsa, buradan daha güzel bir yer olamaz.. Umarım yolunuz bir gün bu adaya düşer ve bu güzellikleri kendi gözlerinizle görürsünüz :)














5 yorum:

  1. Bu kadar fotoğrafın içinde bebek fotoğrafı ilgimi çekti nedense. :)

    YanıtlaSil
  2. fotograflı postlar en sevdiğim postlar :) İyi gezmeler cnm

    YanıtlaSil
  3. Yolcu benim de çok hoşuma gitti o bebek ve güldüm :)

    Teşekkür ederim sevgili Pabuç . Fotoğraf konusunda sizin kadar iyi olmasam da ...:)

    YanıtlaSil
  4. Bayıldım ne güzel kareler bunlar böyle..

    YanıtlaSil
  5. Pe Hito, kesinlikle gidip görmelisiniz , aslı daha güzel..

    YanıtlaSil